Hava Durumu

#İzmir Büyükşehir Belediyesi

Smyrna Postası - Türkiye’nin Yeni Nesil Haber Sitesi - İzmir Büyükşehir Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir Büyükşehir Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dikili’ye modern hayvan bakımevi Haber

Dikili’ye modern hayvan bakımevi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 24 bin metrekarelik alanda kurulacak yeni tesisle sahipsiz hayvanlara güvenli yaşam alanı oluşturuyor. 2 bin 500 kapasiteli merkez, bölgedeki hizmet yükünü de önemli ölçüde hafifletecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi, sahipsiz hayvanlara yönelik hizmet ağını güçlendirecek önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Başkan Dr. Cemil Tugay, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ile birlikte Uzunburun mahallesinde yapımına başlanan Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı’nda inceleme yaptı. Başkan Tugay, bölgede uzun yıllardır ihtiyaç duyulan tesisin kısa süre içinde hizmete alınacağını söyledi. “Dikili modern bir barınağa kavuşacak” İncelemelerin ardından değerlendirme yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, tesisin yalnızca Dikili için değil çevre ilçeler için de önemli bir merkez olacağını belirterek, “Burada 2 bin 500 köpek kapasiteli bir hayvan bakımevi ve doğal yaşam alanı yapılıyor. Aynı zamanda hayvanların tedavileri için bir sağlık birimi ve idari birim de inşa ediliyor. Birkaç ay içerisinde burası da açılacak. Böylece yan yana hizmet verecek iki tesisimiz olacak. Bu bölge için önemli bir ihtiyaçtı. Dikili modern bir barınağa kavuşacak. Dikili Belediyemizle birlikte böyle bir çalışmayı yapmak bizim için de mutluluk verici oldu” diye konuştu. Modern bir tesis kazandırılıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ve Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle hazırlanan proje, Dikili Belediyesi tarafından meclis kararıyla Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilen 24 bin metrekarelik arazi üzerinde yükseliyor. Çalışmalar kapsamında ilk etapta Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı tarafından zemin iyileştirme çalışmaları başlatıldı. Tamamlandığında İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından işletilecek Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı, 2 bin 500 hayvan kapasitesiyle hizmet verecek. Alanda ameliyat öncesi ve sonrası bölmeler, müdahale odaları, klinikler ve bakım alanlarının yanı sıra sahiplendirme süreçlerini destekleyecek eğitim ve halkla ilişkiler birimleri de yer alacak. Açık alanda ise sahipsiz hayvanların doğal ortam içerisinde güvenle yaşayabilecekleri geniş yaşam alanları oluşturulacak. Tesisin 2026 yılı sonuna kadar tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor. Kentin hizmet kapasitesi büyüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde Pako Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Sosyal Yaşam Kampüsü, Işıkkent Sahipsiz Hayvan Bakımevi ile Seyrek Sahipsiz Hayvan Bakımevi’nde aynı anda 3 bin 300 sahipsiz hayvana bakım hizmeti sunuyor. Dikili’de yapımı süren yeni Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı birlikte hem bölgedeki hizmet kapasitesi artacak hem de sahipsiz hayvanların tedavi, rehabilitasyon ve sahiplendirme süreçleri daha güçlü bir altyapıyla yürütülecek.

İzmir'in ulaşım modeli uluslararası takdir topladı Haber

İzmir'in ulaşım modeli uluslararası takdir topladı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Uluslararası Toplu Taşıma Birliği (UITP) Avrasya Konferansı için kentte bulunan Uluslararası Toplu Taşıma Birliği (UITP) Genel Sekreteri Mohamed Mezghani’yi ağırladı. Mezghani, kentin toplu ulaşım alanındaki başarısını överek İzmir'i 2027 yılında Hamburg'da düzenlenecek UITP Zirvesi'ne davet etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzmir Metro AŞ'nin ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Toplu Taşıma Birliği (UITP) Avrasya Konferansı kapsamında İzmir'e gelen UITP Genel Sekreteri Mohammed Mezghani, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret etti. Mezghani, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ile bir araya gelerek kent içi ulaşım sistemleri ve toplu taşımada uluslararası iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Görüşmeye; UITP Avrasya Başkanı Feyzullah Gündoğdu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Hakan Uzun, İzmir Metro AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Alpaslan Kara, İzmir Metro AŞ Genel Müdürü Ahmet Sinan Karakuzu, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez Güler ile UITP yetkilileri katıldı. "İzmir örnek bir kent" Ziyarette konuşan UITP Genel Sekreteri Mohammed Mezghani, ikinci kez İzmir'de bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, UITP Avrasya Konferansı'nın başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi. İzmir'in toplu ulaşım alanında örnek gösterilen kentlerden biri olduğunu ifade eden Mezghani, UITP bünyesinde İzmir Metro AŞ, İZBAN ve ESHOT ile uzun yıllardır iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. İzmir'deki entegre ulaşım sisteminin dikkat çekici olduğunu vurgulayan Mezghani, vapur, otobüs, metro ve İZBAN gibi farklı ulaşım türlerinin uyum içinde hizmet vermesinin kent içi ulaşımı kolaylaştırdığını söyledi. Mezghani ayrıca, Haziran 2027'de Almanya'nın Hamburg kentinde düzenlenecek UITP Zirvesi'ne İzmir'i davet etti. Toplu ulaşımın toplumsal önemi vurgulandı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır görüşmede toplu ulaşımın yalnızca bir ulaşım hizmeti olmadığını, aynı zamanda sosyal eşitlik, ekonomik kalkınma ve çevresel sürdürülebilirliğin önemli bir unsuru olduğunu vurguladı. Yıldır, bir makalede yer alan "Ulaşım; sosyal eşitlik, ekonomik canlılık, çevresel sürdürülebilirliktir" sözünü paylaşırken, Mezghani de toplu taşımanın yaygınlaşmasının ekonomik gelişime de önemli katkılar sağladığını ifade etti. "20 yıllık güçlü iş birliği" İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Hakan Uzun da UITP ile yaklaşık 20 yıldır güçlü bir iş birliği yürüttüklerini belirterek, bu süreçte İzmir'de iki uluslararası eğitim programına ev sahipliği yaptıklarını ifade etti. Kentte ulaşımı herkes için erişilebilir ve kolay hale getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Uzun, toplu taşımanın kullanımını artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini kaydetti.

Zeytin altında yaza merhaba dediler Haber

Zeytin altında yaza merhaba dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nin (AASSM) geleneksel hale getirdiği "Zeytin Altında Yaza Merhaba" konserleri, bu yıl da İzmirlileri müzikle buluşturmaya devam ediyor. AASSM bahçesindeki anıtsal zeytin ağacının gölgesinde ücretsiz olarak düzenlenen konser serisinin ilk konuğu Swara Gençlik Korosu oldu. Şef Batuhan Uluçay yönetimindeki yaklaşık 20 kişilik koro, Türk ve yabancı bestecilerin seçkin eserlerinden oluşan repertuvarıyla dinleyicilere keyifli bir akşam yaşattı. Konser boyunca vatandaşlar zaman zaman eserlere eşlik ederken, programın son bölümünde etkinlik seyircilerin de katılımıyla interaktif bir konsere dönüştü. Her yaştan müzikseverin ilgi gösterdiği konser, uzun süre ayakta alkışlandı. Seyirciyi de müziğin parçası yapan koro Türkiye Polifonik Korolar Derneği İzmir Şubesi bünyesinde 2023 yılında Sude Nur Çoruh tarafından Gençlik Korosu olarak kurulan topluluk, 2025-2026 sezonunda yeniden yapılanarak Swara adını aldı ve çalışmalarını Şef Batuhan Uluçay yönetiminde sürdürüyor. Swara Gençlik Korosu, 2026 İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali kapsamında "Jüri Özel Ödülü" ile "Müzikalite-Müzikal Dinamiklerde Başarı Ödülü"nün sahibi oldu. Koronun en dikkat çekici özelliklerinden biri ise konserlerinde dinleyiciyi de etkinliğin bir parçası haline getiren interaktif sahne anlayışı. Konserde seslendirilen eserler arasında Vem Kan Segla Förutan Vind, O Salutaris Hostia, Dies Irae, O Crux Ave, Som Stjarnan Uppa Himmelen Sa Klar, Dedikleri Gerçek İmiş, Dere Kenarında Taş Ben Olaydım, Divane Aşık Gibi, Oy Trabzon ve The Holiday Tango yer aldı. Bu özel repertuvar, çok sesli koro müziğinin farklı dönem ve kültürlerinden örnekleri İzmirlilerle buluşturdu.

İzmir’in ömrü uzatan pazarı: Ekopazar İzmir Haber

İzmir’in ömrü uzatan pazarı: Ekopazar İzmir

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde kurulan ve yüzde yüz organik ürünlerin satıldığı Ekopazar İzmir, halkı güvenli gıdayla buluşturuyor. Organik tarımı yaşam biçimi olarak benimseyen çiftçilerin ürünleri, Büyükşehir ve üç farklı kurum tarafından topraktan tezgaha kadar denetlenerek satışa sunuluyor. Bostanlı ve Balçova’da hizmet veren Ekopazar’ı İzmirliler anlattı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin halkı sertifikalı organik ürünlerle buluşturduğu Ekopazar İzmir, Bostanlı ve Balçova’da güvenli gıdaya ulaşmak isteyen İzmirlileri ağırlıyor. Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) iş birliğiyle 17 yıldır faaliyet gösteren Ekopazar İzmir’de satışa sunulan organik sertifikalı ürünler, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ETO Derneği ve ilçe belediyeleri tarafından topraktan tezgâha kadar denetleniyor. Mevsim sebze ve meyvelerinin yanı sıra organik zeytinyağı, bakliyat, kuruyemiş ve kişisel bakım ürünleri gibi birçok ürün organik olarak tezgâhlarda yer alıyor. Pazara ilgi sabahın erken saatlerinden itibaren başlıyor. 17 yıldır düzenli olarak alışveriş yapan müşterilerin yanı sıra ilk kez pazara gelen İzmirliler de çocukluklarındaki kokulu ve lezzetli meyve ile sebzelerin tadını yeniden keşfediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2010 yılında başlattığı “Organik Tarımda Sürdürülebilir Bir Örnek: Yarımada’da Organik Tarım Projesi” kapsamında, tarımda kimyasal kullanımını tamamen bırakarak organik üretime geçen 12 üretici, büyük emekle ürettikleri sertifikalı ürünleri salı günleri Balçova Kızılkanat Parkı’nda, cuma günleri ise Bostanlı Kapalı Pazaryeri’nde tüketicilerle buluşturmaya devam ediyor. “17 yıldır güveniyoruz, içimize siniyor, sağlıklıyız” Ekopazar İzmir’in kurulduğu ilk günden beri alışveriş yaptığını belirten Devrim Deniz Dalgıç, “17 yıldır geliyorum. Her şeyden önce ürünler sağlıklı. Güveniyoruz. Organik olup olmadığına dair soru bile bizim için gereksiz. Kontrol için numune alındığına da zaman zaman şahit oluyoruz. Buradaki çiftçi kardeşlerimizle güzel bir bağımız oluştu. Hatta bazı üreticilerin tarlalarını ziyaret ettik. Bu pazarın ürünleri lezzet açısından gerçekten çok üstün. Kışın aldığım kerevizin kokusu bile çok farklı oluyor. Güveniyoruz, içimize siniyor, sağlıklı besleniyoruz. Pazarın ve çiftçilerin desteklenmesini istiyoruz” dedi. “Doktor tavsiyesiyle buradayız” İlaçlı tarım ürünlerine karşı alerjik reaksiyon gösteren minik Nil’in annesi Cemile Sarıoğlu, “Mümkün oldukça zaman bulduğum her fırsatta gelmeye çalışıyorum. Özellikle kızım için buraya geliyorum. Çeşitlilik yeterli ve güzel. Organik tarımın ne kadar zor olduğunu biliyorum, bu nedenle böyle bir imkân sunulmasını çok değerli buluyorum. Bebeğim alerjik bir bebek. Doktorumuzun tavsiyesiyle buraya geliyoruz. Tarım ilaçlarının alerjiyi tetiklediğini fark ettik. Bu nedenle mümkün olduğunca organik ürünlerle beslenmeye çalışıyoruz. Uzaklaştığımızda ya da farklı ürünler tükettiğimizde Nil’de hemen etkisini görüyoruz ve vücudunda semptomlar ortaya çıkıyor” dedi. “Herkesi bu fırsatı değerlendirmeye davet ediyorum” Cemile Sarıoğlu, üniversitedeyken bir panele katılarak organik üretimin ne kadar zor olduğunu öğrendiğini belirterek “Sonuna kadar bu pazara güveniyorum. Herkesi böyle bir fırsat varken değerlendirmeye davet ediyorum” dedi. “Rahatsızlıklar yaşadım, organik ürüne yöneldim” Balçovalı Süheyla Ural, yaşadığı bazı rahatsızlıklar nedeniyle organik ürünlere yöneldiğini belirterek, “Araştırdığımda belediyenin bu konuda oldukça aktif olduğunu gördüm ve belediye sayesinde organik ürünlere kavuştum. Her pazarda buradayım, gönül rahatlığıyla alışveriş yapıyorum. Özellikle kâğıt torba uygulamasını çok beğendim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum; minnettarız” diye konuştu. “Diğer pazarları unuttuk” Organik ürünlerle çocukluğundaki sebze ve meyvelerin tadına yeniden kavuştuğunu söyleyen Cebriyye Önür, “Çok memnunuz. Güvenerek geliyoruz. Dışarıdaki ürünlere, ilaç kullanımı nedeniyle güvenimiz kalmadı. Mümkün olduğunca buraya gelmeye çalışıyoruz. Diğer pazarları adeta unuttuk. Burada denetim var. Çocuklarımız için güvenli gıda arıyoruz. Biz doğal şartlarda yetiştik ama günümüzdeki gıdalar aynı değil. Diğer pazarlardan aldığımız ürünlerle kıyasladığımızda tadı ve kokusu fark ediyor. Fiyatlar normale göre yüksek olsa da bunu hak ediyor. Çiftçilik kolay değil, onlara da hak vermek lazım” dedi. “Tüketici hemen numune aldırabilir” Menemen Emiralemli, 17 yıllık sertifikalı organik üretici Halil Hallaç ise tarladan sofraya organik üretim sürecini anlattı. Hallaç, “Tarım ilaçları, insan gıdası olan bitkilerde tedavi amacıyla kullanılıyor ve ardından bu ürünler insanlar tarafından tüketiliyor. Bu, yanlış. Bu nedenle organik üretime geçtim. Bitkiyi elbette koruyacağız, besleyeceğiz; ancak bunu suni gübreyle değil, hayvan gübresiyle yapmalıyız. Kimyasal yerine biyolojik koruma yöntemleri kullanılmalı. İnsan sağlığı için organik ürün tüketilmeli. Organik ürün tüketenler daha sağlıklı bir yaşam sürer” ifadelerini kullandı. Sertifikasyon kuruluşlarının ürünleri detaylı şekilde incelediğini de vurgulayan Hallaç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toprak, yaprak ve ürün analizlerinin ardından organik sertifikası veriliyor. Hem kilogram bazında hem de ürünün üretim süreci denetleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, ürünleri tartarak pazara kabul ediyor. Birçok kişi geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler nedeniyle organik pazara güvenmekte zorlanabiliyor. Ancak isteyen herkes gelip denetimleri görebilir. Üç farklı kurum tarafından ürünlerimiz kontrol ediliyor. Tüketici herhangi bir üründen şüphe duyarsa hemen numune aldırabilir” dedi. “Organik üretim bir yaşam biçimi” Organik üretime gönül veren genç çiftçi Mehmet Halil Kul, “İlk açıldığı gün biz buradaydık. Babam da organik üretici. Türkiye’de sertifikalı olarak kuru üzümü yurt dışına satan dedemdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi bize önemli bir pazar ve iş imkanı sağladı. Organik üretim bir felsefedir, yaşam biçimidir. Benim dedem ve babam, ‘Biz bu toprakları çocuklarımız için emanet aldık’ der. Ben de aynı şekilde devam ediyorum. Birçok üretici sattığı ürünü kullandığı zehirden dolayı yemiyor. Ben de ziraat mühendisiyim. Bazı ürünlerde, örneğin kirazda, sezonda 12 kez ilaçlama yapılabiliyor. Biz ise hiçbir kimyasal ilaç kullanmadan üretim yapıyoruz. Çünkü buna inanıyor, doğru olanın bu olduğunu düşünüyoruz. Beni en çok mutlu eden nokta olumlu geri dönüşler. İzmirliler çok sıcakkanlılar. Bu da motivasyonumuzu artırıyor. Bütün İzmir halkını bir kere olsun pazarımızı görmeye davet ediyorum” şeklinde konuştu. Pestisitten kilogram bilgisine kadar tüm kontroller yapılıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda faaliyet gösteren Ekopazar İzmir’de satışa sunulan ürünlerin, 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ve ilgili yönetmelikler kapsamında sertifikalandırılmış "organik" veya "organik geçiş ürünü" olması gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ETO Derneği tarafından gerçekleştirilen denetimlerde; tezgâhlarda satışa sunulan ürünlerin kilogram bilgisi, ürünün geçiş sürecini gösteren etiket bilgileri, organik ürün sertifikaları ve ürünü üretici dışında bir satıcı pazarlıyorsa müstahsil belgesi veya fatura gibi belgeler kontrol ediliyor. Pazar sonunda ise satılan ve elde kalan ürünlerin kilogram bilgileri de denetleniyor. İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından görevlendirilen personel de habersiz denetimler gerçekleştiriyor. Bu kapsamda satışa sunulan yaş meyve ve sebzelerden numuneler alınarak pestisit kalıntısı analizleri yapılıyor.

İzmir’in simgesel durağında sona doğru Haber

İzmir’in simgesel durağında sona doğru

İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel Müdürlüğü, Konak’ta yeni bir durak projesini hayata geçiriyor. ESHOT Genel Müdürlüğü tarafından tasarlanan ve Konak Vergi Dairesi Başkanlığı önüne konumlandırılan Simgesel İzmir Durağı, İzmir’in kent belleğinde önemli bir yere sahip Atatürk Kültür Merkezi ile Konak Vapur İskelesi’nin mimari karakterinden ilham alınarak tasarlandı. Tarihi dokuyu çağdaş mimariyle buluşturan proje, kentin estetik kimliğini toplu ulaşım alanlarına taşıyacak. Projede önemli bir ilerleme sağlandı. Ana taşıyıcı sistemin ardından iç profil imalatları da bitirildi. CNC teknolojisiyle üretilen titanyum çinko motiflerin montajı gerçekleştirildi. Tavan ile iç ve dış cepheler Boardex malzemeyle kaplandı. Elektrik tesisatı ve sıva uygulamaları sürerken, durak çevresindeki su basman betonu için kalıp montajı tamamlandı. Çatıda kullanılacak kuşkonmaz aksesuarı da sahaya getirildi. Kent kimliğini yansıtan yeni bir durak Dünyanın birçok kentinde toplu ulaşım durakları artık yalnızca yolcu bekleme alanı değil, aynı zamanda kentin kimliğini ve mimari karakterini yansıtan simgesel yapılar olarak tasarlanıyor. ESHOT tarafından hayata geçirilen Simgesel İzmir Durağı da bu anlayışın İzmir’deki özgün örneklerinden biri olacak. Kentin tarihi, deniz kültürü ve mimari mirasını modern tasarımla buluşturan durak, İzmir’in kamusal alanlarına yeni bir kimlik kazandıracak. Simgesel durakta, İzmir ile özdeşleşen güneş, rüzgar ve deniz temaları özel tasarım detaylarıyla hayat bulacak. Taşıyıcı kolonlarda palmiye ağacından esinlenen ferforje uygulamalar yer alırken, çatı tasarımında kentin mimari geçmişine gönderme yapan özgün detaylar kullanılacak. Böylece durak, yalnızca toplu ulaşım altyapısının bir parçası değil, aynı zamanda İzmir’in kent estetiğine katkı sağlayan nitelikli bir kent mobilyası olarak hizmet verecek. Konfor ve estetik bir arada Yoğun yolcu hareketliliğinin yaşandığı bölgede hizmet verecek Simgesel İzmir Durağı, geniş bekleme alanları, ergonomik oturma grupları ve güneş ışınlarını filtreleyen özel cam uygulamalarıyla yolculara daha konforlu bir bekleme deneyimi sunacak. Proje, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın kent kimliğini güçlendiren ve kamusal alanlarda nitelikli tasarımı önceleyen vizyonunun yeni örneklerinden biri olarak kent yaşamına değer katacak.

Afetlere karşı dayanışma ağı güçleniyor Haber

Afetlere karşı dayanışma ağı güçleniyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı daha güçlü ve koordineli bir mücadele için sivil toplum kuruluşlarıyla aynı masada buluştu. Depremden orman yangınlarına kadar birçok risk başlığının ele alındığı toplantıda, afet anında hızlı ve etkili müdahale için ortak çalışma vurgusunun yanı sıra dayanışmanın önemi öne çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı öncülüğünde, afetlere hazırlık çalışmalarını güçlendirmek ve kurumlar arası iş birliğini artırmak amacıyla sivil toplum kuruluşlarıyla toplantı düzenlendi. Kültürpark’taki Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen STK Koordinasyon ve Afet Dayanışma Ağı Toplantısında, afetlere dirençli bir kent oluşturmak için yürütülen çalışmalar ve iş birliği olanakları değerlendirildi. Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, İtfaiye Dairesi Başkanlığı Arama Kurtarma Şube Müdürü Şenol Dereköy ile sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı. “Yol haritalarının hazırlanması önemli” İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, olası afet ve acil durumlara yönelik yol haritalarının hazırlanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile sivil toplum kuruluşlarının imkânlarını birleştirerek daha etkin ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesi gerektiğini belirten Yıldır, afet anlarında karmaşık süreçlerin ortaya çıkabildiğine dikkat çekti. Yıldır, “Bu tür durumlarda örgütlenme ve planlama süreçlerini sürekli güncellemeliyiz. Yine iletişimin sağlıklı şekilde sağlanması da önemli. Bazı sivil toplum kuruluşlarının işi sadece iletişim sağlamak bile olabilir. Böyle durumlarda her konu çok önemli duruma geliyor. Basit, ayrıntı gibi gördüğümüz birtakım konular başka sorunlar haline dönüşebilir” diye konuştu. İş birliği olanakları değerlendirildi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar ise afetlere hazırlık konusunda yapılacak çalışmaları değerlendirmenin önemli olduğunu söyledi. İzmir’i afetlere dirençli hale getirmek için çalıştıklarının altını çizen Ayatar, “Afetler veya acil durumları yaşadığımız zaman biliyoruz ki örgütlü yapılar da kurumlara destek vermek için seferber oluyor. Sizlerle farklı protokollerle iş birliği içerisindeyiz. İş birliğimiz bundan sonra da sürecek” diye konuştu. Afet yönetimi hakkında bilgi verdi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Şube Müdürü Ferdi Gölcük de yaptığı sunumda bütünleşik afet yönetimi vizyonu ile hareket ettiklerini söyledi. Deprem risk yönetimi kapsamında Deprem Master Planı hazırlıklarının sürdüğünü anımsatan Ferdi Gölcük, mikrobölgeleme, yapı envanteri ve tsunami gibi çalışmaların yürütüldüğünü aktardı. Gölcük, “Orman yangınları diğer şehirlere göre daha yüksek. Köylere tanker dağıttık ve bu tanker aracılığıyla olası yangınlara anında müdahale edilmesini sağladık. Sizin varlığınız bize güç veriyor” dedi. Toplantıda, katılım sağlayan sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerileri alındı.

İzmir'de muharrem ayı aşureyle taçlandı Haber

İzmir'de muharrem ayı aşureyle taçlandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, muharrem ayının birlik, kardeşlik, sevgi ve hoşgörü ruhunu yaşatmak amacıyla bu yıl da geleneksel aşure dağıtımını gerçekleştirdi. Kentin dört farklı noktasında yaklaşık 11 bin kişiye ikram edilen aşureler, hem lezzeti hem de ay yıldızlı Türk bayrağı motifli sunumuyla büyük beğeni topladı. Birlik, beraberlik, paylaşma ve dayanışmanın simgesi olan muharrem ayında düzenlenen etkinlik kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Konak Meydanı, Buca Şirinyer Meydanı, Karşıyaka Vapur İskelesi ve Bornova Metro İstasyonu çıkışında vatandaşlara aşure ikram edildi. Toplam 10 bin 500 kişiye ulaşan dağıtıma İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı, Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürü Sultan Tut ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram da katıldı. Ücretsiz ulaşım, rengarenk aşure İzmir Büyükşehir Belediyesi aşçılarının rengarenk meyve ve kuru yemişlerle süsledikleri aşureler yurttaşlara servis edildi. Aşure kazanlarında oluşturulan ay yıldızlı Türk bayrağı görüntüsü geleneksel tatlıya estetik kattı. İzmirliler etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ayrıca ihtiyaç sahibi hanelerin yaşadığı bazı mahallelerdeki vatandaşlar için otobüslerle ücretsiz ulaşım hizmeti sağlandı. “Canla başla çalışıyoruz” Aşevi Şube Müdürlüğü Mutfak Sorumlusu Gonca Erdem, muharrem ayı boyunca yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi: "İzmir Büyükşehir Belediyesi Aşevi Şube Müdürlüğü olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da muharrem ayında Alevi kültür dernekleri, cemevleri ve diğer derneklerin talepleri doğrultusunda oruç açma yemekleri hazırlıyoruz. Bu yıl 16-27 Haziran tarihleri arasında 6 bin 190 kişiye toplam 24 bin 460 öğün yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Muharrem ayının hoşgörü ve dayanışma simgesi olan aşure dağıtımımızı da gerçekleştiriyoruz. Üretimlerimiz gıda mühendislerinin denetiminde, tüm hijyen kurallarına uygun şekilde yapılıyor. Halkımızın güvenle tüketebilmesi için canla başla çalışıyoruz." “Gece vardiyasına kaldık” Aşevi Şube Müdürlüğü Mutfak Sorumlusu Hüseyin Sönmez ise, "15 çalışma arkadaşımla gece vardiyasında görev alarak yaklaşık 11 bin kişilik aşure hazırladık. Tüm vatandaşlarımıza afiyet olsun. Muharrem ayının birlik ve bereket getirmesini diliyorum" dedi. “Şölen gibi etkinlik” Etkinliğe katılan Gülseren Akan, "İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne çok teşekkür ediyoruz. Çok anlamlı ve güzel bir etkinlik. Aşuremizi büyük bir keyifle yedik. İnsanların bir araya geldiği, paylaşmanın yaşandığı adeta şölen havasında bir organizasyon oldu. Bu etkinliklerin devamını diliyoruz" ifadelerini kullandı. “Memnunuz” Zelal Can Akkuş ise hem aşure ikramı hem de ücretsiz ulaşım hizmeti için teşekkür ederek, "Başkanımız araç gönderdi, çok teşekkür ediyoruz. Aşure de çok güzeldi. Aşçılarımızın emeğine sağlık. Özellikle yaşlılara, çocuklara ve kadınlara yönelik hizmetlerden çok memnunuz" diye konuştu. Naciye Doğan da, "İzmir'imizi çok seviyoruz. Çok güzel bir etkinlik olmuş. Allah kabul etsin. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi.

İzmir Yarı Maratonu için kayıt heyecanı başladı Haber

İzmir Yarı Maratonu için kayıt heyecanı başladı

İzmir’in kurtuluşunun 104’üncü yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenecek 14. Uluslararası 9 Eylül İzmir Yarı Maratonu için kayıtlar açıldı. 13 Eylül 2026 Pazar günü koşulacak organizasyon, binlerce sporcuyu Körfez’in eşsiz manzarasında bir araya getirecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin spor vizyonunun önemli bir parçası olan Uluslararası 9 Eylül İzmir Yarı Maratonu, yalnızca bir yarış olmanın ötesinde; İzmir’in tarihini, kültürünü ve sporla iç içe yaşam anlayışını tanıtan güçlü bir marka değeri olarak 14’üncü kez düzenlenecek. Türkiye Atletizm Federasyonu ve World Athletics yarışma kurallarına uygun gerçekleştirilecek organizasyon, her yıl olduğu gibi bu yıl da elit atletler ile amatör koşucuları aynı heyecan etrafında buluşturacak. 16 yaş ve üstü katılımcıları bir araya getiren yarışta sporcular, İzmir Körfezi'nin eşsiz manzarası eşliğinde kentin simge noktalarından geçerek hem derece elde etmek için mücadele edecek hem de kurtuluş coşkusunu sporla yaşayacak. “Kurtuluş Şehrinde Zafer Senin Elinde” sloganıyla yapılacak yarış, Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayıp yine aynı noktada sonlanacak. 21 kilometrelik koşu için başvurular https://www.maratonizmir.org adresi üzerinden yapılabilecek. Başvurular 28 Ağustos 2026 tarihinde sona erecek. 21 ülkeden katılım oldu Her geçen yıl katılımın arttığı yarı maratonda bu yıl da yoğun ilgi bekleniyor. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 2 bin koşucunun mücadele ettiği organizasyona 21 farklı ülkeden 58 yabancı sporcu katıldı. Kenya, Etiyopya, Amerika Birleşik Devletleri, Belçika, İtalya ve Japonya başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından atletler İzmir'de buluşarak yarış heyecanına ortak oldu. Elde edilen dereceler de organizasyonun yüksek rekabet düzeyini gözler önüne serdi. Erkeklerde Dominick Kipkirui Bet, 1 saat 4 dakika 38 saniyelik derecesiyle birinciliğe ulaşırken, kadınlarda Marie Clemence Calvin 1 saat 17 dakika 50 saniyelik derecesiyle kürsünün zirvesine çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.