Hava Durumu

#İzmir Büyükşehir

Smyrna Postası - Türkiye’nin Yeni Nesil Haber Sitesi - İzmir Büyükşehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir Büyükşehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Meles’te kapsamlı temizlik tamamlandı: Sırada Manda Çayı var Haber

Meles’te kapsamlı temizlik tamamlandı: Sırada Manda Çayı var

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü tarafından Meles Çayı ve Arap Deresi’nde yürütülen kapsamlı temizlik çalışmaları tamamlandı. Yaklaşık bir ay süren çalışmalarda, sıcak havalarda koku oluşumuna neden olan tonlarca teressübat ve çamur dere yataklarından çıkarıldı. Körfeze açılan iki büyük derenin ardından sırada Manda Çayı var. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Körfez’e ulaşan kirlilik yükünü azaltmak ve dere yataklarının doğal akışını korumak amacıyla yürüttüğü kapsamlı dere temizliği çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda, Körfez etkisi altında bulunan Meles Çayı ve Arap Deresi’nde yaklaşık bir ay önce başlatılan temizlik çalışmaları tamamlandı. Yağışlarla birlikte üst havzalardan taşınarak Meles Deltası bölgesinde biriken ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte koku oluşumuna neden olan teressübat, çamur ve çeşitli atıklar dere yataklarından temizlendi. 55 kişilik ekip, 7 gün 24 saat görev yaptı Temizlik çalışmaları kapsamında Meles Çayı ve Arap Deresi’nin liman bölgesinde geçici set (batardo) oluşturularak Körfez ile bağlantısı kesildi. Ardından 55 kişilik ekip, 9 pompa, 14 iş makinesi ve 26 kamyondan oluşan makine parkıyla yaklaşık bir ay boyunca 7 gün 24 saat esasına göre çalışma yürüttü. Dere yataklarında biriken teressübat malzemeler, çamur, sazlıklar ve çeşitli atıklar temizlenerek hem çevresel etkilerin azaltılması hem de dere yataklarının su taşıma kapasitesinin artırılması hedeflendi. Temiz Körfez hedefi doğrultusunda çalışmalar sürüyor İZSU Genel Müdürlüğü, temiz Körfez hedefi doğrultusunda kent genelindeki dere temizliği çalışmalarını program dahilinde sürdürüyor. Bu kapsamda Meles ve Arap Deresi’ndeki çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler Manda Çayı’nda temizlik çalışmalarına başlayacak. Daha sonra Bornova Çayı, Bostanlı Deresi ve Peynircioğlu Deresi başta olmak üzere Körfez’e ulaşan diğer dere yataklarında da kapsamlı temizlik çalışmaları yürütülecek. Üç yılda yüz binlerce ton malzeme temizlendi İZSU ekipleri tarafından İzmir genelinde yürütülen dere temizliği çalışmaları kapsamında 2024 yılında 228 bin ton, 2025 yılında 418 bin ton, 2026 yılının ilk altı ayında ise 81 bin 587 ton malzeme dere yataklarından çıkarıldı. Kentin su ekosisteminin korunması ve Körfez’e ulaşan kirliliğin azaltılması amacıyla dere temizliği çalışmaları yıl boyunca aralıksız devam edecek.

İZDENİZ’den Ege adalarına online feribot bileti kolaylığı Haber

İZDENİZ’den Ege adalarına online feribot bileti kolaylığı

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ, Sakız, Midilli, Sisam (Samos), İstanköy (Kos) ve Rodos’a yönelik feribot biletlerini dijital platform üzerinden satışa sundu. Vatandaşlar, bilet.izdeniz.com.tr adresi üzerinden Ege adalarına hızlı, güvenilir ve kolay şekilde bilet alabiliyor. İzmir’in denizle kurduğu bağı güçlendirmeye devam eden İZDENİZ, kent içi deniz ulaşımındaki deneyimini turizm odaklı hizmetlerle destekliyor. “Rotanı Seç, Ege Adalarını Keşfet” sloganıyla duyurulan hizmet kapsamında vatandaşlar, Çeşme, Bodrum, Kuşadası, Fethiye ve Ayvalık çıkışlı rotalar üzerinden Sakız, Midilli, Sisam (Samos), İstanköy (Kos) ve Rodos’a yönelik biletlerini satın alabiliyor. İZDENİZ, bu hizmeti “İzmir İZDENİZ Turizm Seyahat Acentası” unvanı ve 13757 belge numarasıyla TÜRSAB’a kayıtlı seyahat acentası aracılığıyla yürütüyor. Böylece Ege adalarına seyahat etmek isteyen yolculara, mevzuata uygun, güvenilir, erişilebilir ve pratik bir bilet satış kanalı sunuluyor. Yolcular, farklı rotalara ait sefer seçeneklerini tek platform üzerinden inceleyerek kendilerine en uygun bileti seçebiliyor. Keyifli bir seyahat deneyimi sunuyor Ege’nin kültür, tarih, doğa ve denizle iç içe rotalarını keşfetmek isteyenler için bilet.izdeniz.com.tr, feribot bileti satın alma sürecini hızlı ve kolay hale getiriyor. Kullanıcılar, dijital platform üzerinden seyahat planlarını oluşturabiliyor ve adalara uzanan rotalar için bilet işlemlerini kısa sürede tamamlayabiliyor. İZDENİZ, bu hizmetle yalnızca ulaşım seçeneklerine erişimi kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda İzmir’in deniz turizmi potansiyeline de katkı sunuyor. Denizle yaşayan bir kent olan İzmir’den Ege adalarına uzanan bu hizmet, yolculara keyifli bir seyahat deneyimi sunuyor. Sakız, Midilli, Sisam, İstanköy ve Rodos feribot biletleri için bilet.izdeniz.com.tr adresi ziyaret edilebilir. Detaylı bilgi için 0501 535 35 35 numaralı telefon hattı üzerinden iletişime geçilebilir.

İstiklal Marşı’nı yedi kez okuttu, Türkiye’nin gururu oldu Haber

İstiklal Marşı’nı yedi kez okuttu, Türkiye’nin gururu oldu

İzmir Büyükşehir Belediye Spor Kulübü’nün down sendromlu milli sporcusu Alper Öztürk (34) Bulgaristan’da organize edilen Down Sendromlular Dünya Şampiyonası’nda yedi altın madalya elde etti. Tarihi başarı hakkında konuşan antrenör İlhan Karanlık da, “İstiklal Marşı’mızı yedi kez okuttu” diyerek gurur duyduğunu belirtti. İzmir Büyükşehir Belediye Spor Kulübü’nün 34 yaşındaki down sendromlu milli sporcusu Alper Öztürk ulusal ve uluslararası ölçekteki başarılarına yenilerini ekledi. Annesi ve babasını kaybeden, kardeşleriyle birlikte yaşayan Öztürk, 13-19 Haziran 2026 tarihleri arasında Bulgaristan’ın Sofya şehrinde düzenlenen Down Sendromlular Dünya Şampiyonası’nda yedi altın madalya kazandı. Organizasyonun birinci günü Artistik Jimnastik Büyük Erkekler Kategorisi’nde Genel Tasnif Dünya Şampiyonu unvanını elde eden Öztürk, ayıca yer aleti, halka aleti, kulplu beygir aleti kategorilerinde aynı başarıyı yakaladı. Öztürk atlama aleti, paralel aleti ve barfiks aletinde de dünya şampiyonluğunu kazanarak yedi kez kürsüye çıktı. İzmir’e dönmesinin ardından çalışmalarını aksatmadan sürdüren milli sporcu Alper Öztürk antrenörü İlhan Karanlık eşliğinde salona girerek minderde ter döktü. Duygu ve düşüncelerini aktaran Öztürk, yedi madalya kazandığı için mutlu olduğunu belirtti. Öztürk ayrıca kariyer yolculuğunu sürdürmeye kararlı olduğunu vurguladı. “Yedi madalya bizim büyük başarımız” Uzun yıllar İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nde çalışan ve sonrasında milli takımlarda da görev alan antrenör İlhan Karanlık özel sporculara destek verdiğini ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gururu olan Alper Öztürk ile 2016 yılında tanıştığını aktaran Karanlık, gönüllü çalıştığını vurguladı. Karanlık, “Alper 2025 yılında 12-16 Haziran’da İstanbul’da yapılan Avrupa Şampiyonası’nda şampiyon oldu. Ardından bu sene Bulgaristan’da yapılan Dünya Şampiyonası’nda yedi madalya kazandı ve İstiklal Marşı’mızı yedi kez okuttu. Bu da bizim için büyük başarı” dedi. “Büyükşehir Belediyesi’ne sonsuz teşekkürler” Özel sporculara daha çok katkı verilmesi gerektiğini belirten antrenör Karanlık, “Özel sporcularımıza daha çok hitap edebiliriz. Bu çocuklar daha çok destek görürse daha büyük başarı elde edebilirler. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tesisleri şu an iyi, yararlanılabilir durumda, antrenörler de iyi. Bu branşta sadece profesyonel antrenörlük belgesi istenmiyor. Onların farklı kriterleri var. Çocuğa davranışta farklılık isteniyor, özel antrenman biliminde ona değiniyorlar. Burada ihtiyaç var. Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu sürekli kurslar açıyor. Bu çocuklarla kim çalışmak isterse o kurslara katılsın. Ben; bu çocuklara ve bize imkan sağlandığı için sonsuz teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

İzBBŞT “Don Kişot” ile Ordu Festivali’nde sahne aldı Haber

İzBBŞT “Don Kişot” ile Ordu Festivali’nde sahne aldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İzBBŞT), 10’uncu Ordu Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivali’ne “Don Kişot – Çağdaş Bir Masal” adlı oyunla katıldı. Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde iki ayrı gösterimle sahnelenen oyun, çocuklar ve gençlerden yoğun ilgi gördü. İzBBŞT sanatçıları festival etkinliklerinde de yer alarak Ordu’da tiyatro coşkusunu paylaştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İzBBŞT), “Don Kişot – Çağdaş Bir Masal” adlı oyunuyla Ordu’da düzenlenen 10. Ordu Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivali’nde sahne aldı. 13 yıl aranın ardından yeniden düzenlenen festival, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından tiyatro topluluklarını bir araya getirdi. Festivalin ilk gününde gerçekleştirilen kortej yürüyüşüne de katılan İzBBŞT sanatçıları, Ordu sokaklarında festival coşkusunu paylaşarak açılış etkinliğinde yer aldı. İki ayrı gösterimde seyirciyle buluştu Festival programı kapsamında sahnelenen “Don Kişot - Çağdaş Bir Masal”, Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde iki ayrı gösterimle seyirci karşısına çıktı. Salonları dolduran çocuklar, gençler ve aileler Don Kişot ve sadık dostu Sanço’nun maceralarına ortak oldu. Hareketli sahneleri, renkli kostümleri ve müzikleriyle dikkat çeken oyun seyirciden büyük ilgi gördü. İzBBŞT adına anı duvarına plaket çakıldı Festival kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerden biri olan Anı Duvarı Töreni’nde, oyunun yönetmeni Ahmet Ayaz Yılmaz tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları adına festival anı plaketi çakıldı. “Don Kişot–Çağdaş Bir Masal”ın gösterimlerinin ardından düzenlenen törende ise oyunun yönetmeni Ahmet Ayaz Yılmaz’a festival katılımı anısına şilt takdim edildi. Şilt, Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Yaprak Onat tarafından sunuldu. Oyunun yaratıcı ekibi ve kadro Dekor tasarımını Anıl Işık’ın, kostüm tasarımını Deniz Bilgili’nin, dramaturgisini Halil Ünsal’ın, müzik ve bestelerini Yavuz Cizgöz’ün, koreografisini Seranay Oğuz’un üstlendiği oyunun oyuncu kadrosunda Cengiz Eşiyok, Başak Akbay Barmanbek, Yiğit Aksütlü, Dine Altıok, Mehmet Onur Atbaş ve Ercan Erdil yer alıyor. Oyunda canlı bateri performansı ise Ahmet Duman tarafından gerçekleştiriliyor. Çocukları ve gençleri nitelikli tiyatro yapımlarıyla buluşturmaya devam eden İzBBŞT, yurt içindeki festival ve turne programlarıyla sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunmaya devam edecek.

Ateşe karşı omuz omuza Haber

Ateşe karşı omuz omuza

İzmir İtfaiyesi’nde 33 yıldır görev yapan Haki Arduç’un meslek sevgisi oğluna da miras kaldı. Çocukluğunda kahramanı olarak gördüğü babasının görev hikayelerini dinleyerek büyüyen Erdal Arduç, 2012’de girdiği sınavları kazandıktan sonra itfaiye memuru oldu. Babalar Günü’nde aynı teşkilatta, aynı üniformanın içinde görev yapan baba-oğul, fedakarlığın, dayanışmanın ve meslek aşkının kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını anlatıyor. Kimi meslekler vardır; babadan oğula yalnızca bir iş olarak değil, bir yaşam biçimi olarak aktarılır. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan 64 yaşındaki Haki Arduç ile 36 yaşındaki oğlu Erdal Arduç’un hikayesi de bunun en güzel örneklerinden biri. Biri 33 yıldır insanların yardımına koşan deneyimli bir itfaiye şoförü, diğeri ise çocukluk yıllarından bu yana hayranlıkla izlediği babasının izinden giden bir itfaiyeci. Baba ve oğul bugün aynı teşkilatta, aynı üniformanın içinde, aynı tehlikelere karşı omuz omuza mücadele veriyor. İtfaiyeciliği seçmesinde en büyük etken babası Erdal Arduç için itfaiyecilik yalnızca bir meslek değil, çocukluğundan beri hayatının bir parçası. Babasının görevden dönüşlerinde anlattığı olayları ve insan hayatına dokunan kurtarma hikâyelerini dinleyerek büyüyen Arduç, bu mesleğe duyduğu ilgiyi yıllar içinde bir kariyere dönüştürdü. Girdiği sınavları başarıyla tamamladıktan sonra 2012 yılında itfaiye eri olarak göreve başlayan Arduç, bugün Merkez Yenişehir İtfaiye Grubu’nda itfaiye çavuşu ve amir yardımcısı olarak görev yapıyor. Evli ve Toprak adında 10 yaşında bir oğlu bulunan Arduç, itfaiyeciliği seçmesinde en büyük etkenin babası olduğunu söyledi. “En büyük motivasyonum babam kadar başarılı olabilmek” Babası Haki Arduç’u çocukluğundan beri görev başında izlediğini belirten Erdal Arduç, “Babam görevine ömrünü adamış bir insan. İşini büyük bir sevgi ve özveriyle yapıyor. Onu örnek alarak ben de mesleğimi aynı tutkuyla sürdürüyorum. Çocukluğumdan beri görevini nasıl yerine getirdiğini gözlemleme fırsatı buldum. Görevine gösterdiği özen ve disiplin benim için her zaman örnek oldu. En büyük motivasyonum da en az onun kadar başarılı bir itfaiyeci olabilmek” dedi. Babasıyla aynı teşkilatta görev yapmanın kendisi için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Arduç, “Babamla birlikte aynı üniformayı taşımaktan gurur duyuyorum. Baba-oğul olsak da görev sırasında tamamen profesyoneliz. Yangınlarda, kurtarma operasyonlarında ve afetlerde birbirimize destek oluyor, işimizi en iyi şekilde yapmak için birlikte mücadele ediyoruz” diye konuştu. İtfaiyeciliğin zor ve riskli bir meslek olduğunun altını çizen Arduç, “Bu işe başlarken bunların hepsini biliyordum. Çünkü babamın mesleğini yıllarca gözlemledim. İşimi seviyorum. İşimi sevebilmemin en büyük nedenlerinden biri de babamın 30 yılı aşkın süredir bu görevi başarıyla sürdürüyor olması Çocuğumun da ileride itfaiyeci olmasını isterim. Eğer bu mesleği seçer ve en iyi şekilde yaparsa ben de babamın benimle gurur duyduğu gibi onunla gurur duyarım” dedi. Yangınlarla mücadele için yurttaşlara çağrı Son yıllarda yangınların sayısında ve şiddetinde artış yaşandığına dikkat çeken Arduç, vatandaşlara da çağrıda bulundu. Arduç, “Özellikle orman yangınlarının sayısı arttı. Babamla birlikte birçok büyük yangında görev yaptık. Yurttaşlarımızdan yangınlara neden olabilecek davranışlardan kaçınmalarını istiyoruz. Sigara izmaritlerinin ve yangına sebep olabilecek atıkların doğaya atılmaması gerekiyor” diye konuştu. “Oğlumu ateşin içine göndermek kolay değil” 33 yıldır İzmir İtfaiyesi’nde şoför olarak görev yapan 64 yaşındaki Haki Arduç ise oğluyla aynı safta mücadele etmenin kendisi için tarifsiz bir duygu olduğunu söyledi. “Oğlumla birlikte görev yapmak gurur verici” diyen Arduç, “İşimi severek yapıyorum. Çocuklarım küçükken itfaiyeye gelir gider, yaşadığımız olayları anlatırdım. Onlar da büyük bir ilgiyle dinlerdi. Oğlumun bu mesleği seçmesinde bunların etkisi oldu. Birlikte birçok olaya gittik. Gerçekten gurur duyulacak bir meslek yapıyoruz. İnsanların canını ve malını kurtarmaya çalışıyoruz” dedi. “Oğlumla gurur duyuyorum” Yangınlarda insanların en zor anlarında görev yaptıklarını belirten Arduç, “İnsanlar canlarını kurtarmaya çalışırken biz onların geride bıraktıklarını kurtarmak için ateşin içine giriyoruz. Bu meslek gönülden ve büyük özveriyle yapılabilecek bir meslek” ifadelerini kullandı. Görev sırasında profesyonel davransa da bir baba olarak zaman zaman endişelendiğini anlatan Arduç, “Her ne kadar sahada profesyonel olsak da kendi canımdan birini ateşin içine göndermek kolay değil. O anlarda ‘Acaba oğlumun başına bir şey gelir mi?’ diye düşünmeden edemiyorum. Ama yaptığı işten dolayı onunla gurur duyuyorum. Bu mesleği seçmesindeki en büyük etken babası, atası. Hiçbir zaman oğlumun bu işi seçmesine karşı çıkmadım. Yardımseverlik güzel bir duygu” dedi. Unutamadığı kurtarma operasyonu Meslek hayatı boyunca sayısız olaya müdahale eden Haki Arduç’un hafızasına kazınan olaylardan biri ise araç yangını oldu. Arduç, “Bir araç yangınına gittik. Anne ve baba dışarıdaydı ancak çocukların araç içinde kaldığını söylediler. Hemen müdahale ederek çocukları kurtardık. Yangın anında insanlar panikle en değerli varlıklarını bile unutabiliyor. Biz de böyle anlarda insanların canını kurtarmak için mücadele veriyoruz” diye konuştu. Babalar Günü dolayısıyla tüm babalara seslenen Arduç, “Bu teşkilatta çalıştığım için onur duyuyorum. Herkesin Babalar Günü’nü kutluyorum. Evlatlarıyla birlikte sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür geçirmelerini diliyorum” dedi.

İzmir’in iklim geleceği masaya yatırıldı Haber

İzmir’in iklim geleceği masaya yatırıldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi 'nin paydaşları arasında yer aldığı, İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen Avrupa Birliği destekli “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin kapanış konferansında, kentin iklim geleceğine ilişkin kapsamlı analizlerin sonuçları paylaşıldı. Çalışmalarda sıcaklıkların 4 ila 5 derece artabileceği, aşırı yağışların yüzde 40’a kadar yükselebileceği, sıcak hava dalgalarının 90 güne kadar uzayabileceği ve deniz seviyesinin en kötü senaryoda 1,7 metreye kadar yükselebileceği ortaya konuldu. İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen CRIZ-ERS Projesi Kapanış Konferansı’nda iklim değişikliği, afet riskleri, kent dayanıklılığı ve iklim yönetişimi konuları ele alındı. Yaklaşık iki yıldır yürütülen proje kapsamında İzmir’in iklim riskleri il ve ilçe ölçeğinde analiz edilirken, risklere karşı geliştirilecek uyum ve direnç stratejileri de değerlendirildi. Velibeyoğlu: Çözümün merkezinde topluluk var Konferansın açılışında konuşan İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, iklim krizinin yalnızca teknik yatırımlarla çözülemeyeceğini, toplumsal davranış değişikliğinin ve ortak hareket kültürünün en az altyapı yatırımları kadar önemli olduğunu söyledi. İklim değişikliğinin çok boyutlu bir kriz haline geldiğini belirten Velibeyoğlu, “Uluslararası hedefler önemli ancak yerel çözümler ve yerel iş birlikleri de belirleyici. Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ve özel sektör arasında daha güçlü iş birliği mekanizmalarına ihtiyaç bulunuyor. Küçük ölçekli başarılı projeler çoğu zaman büyüyemiyor ve kalıcı politikalara dönüşemiyor. İzmir’de yürütülen Yurttaş Meclisleri çalışmaları ilk olarak sınırlı ölçekte başladı. Bugün 30 ilçeye yayıldı. Su, gıda, enerji, kültür ve sağlık gibi başlıklar doğrudan yurttaşlarla birlikte ele alınıyor. Yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan en önemli kavram ise ‘topluluk’. İklim krizine karşı dayanıklılık ancak güçlü topluluklar ve ortak hareket etme kültürüyle mümkün olacak” dedi. İzmir Avrupa’nın öncü iklim kentleri arasında İzmir Planlama Ajansı İklim Yönetişimi Uzmanı Berkay Yılmaz ise Avrupa Birliği İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu kapsamında yürütülen çalışmaları anlatarak, “Avrupa Birliği 2030 yılına kadar 112 öncü kent oluşturmayı hedefliyor. İzmir ise 370 kent arasından seçilen şehirlerden biri. Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeler için ayrılan 12 şehirlik kontenjan içerisinde yer alan İzmir, İstanbul ile birlikte Türkiye’yi temsil ediyor. İzmir tarım, turizm, sanayi ve liman kenti özelliklerini aynı anda taşımasının yanı sıra yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde öne çıkıyor” diye konuştu. Avrupa Birliği’nin misyon yaklaşımını yerelleştirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini de anlatan Yılmaz, hazırlanan kentsel politika notları kapsamında İzmir’in karşı karşıya olduğu 10 temel zorluğun tanımlandığını söyledi. Bu başlıkların “İzmir’in 10 Misyonu” olarak belirlendiğini ifade eden Yılmaz, İzmir Misyon Laboratuvarı (M-Lab) bünyesinde yürütülen tüm çalışmaların bu öncelikler doğrultusunda şekillendirildiğini belirtti. Yılmaz, İzmir Misyon Eylem ve Uygulama Platformu’nun (EMRAP) kentteki iklim dönüşümünün koordinasyon merkezi olarak görev yapacağını söyleyerek, “Platforma dahil olan kurumlar kendi faaliyet alanlarında iklim hedefleriyle uyumlu yol haritaları hazırlayacak. Bu çalışmalar kurumların stratejik planlarına da entegre edilecek. Avrupa Birliği’nin yeni yaklaşımında yalnızca belediyelere görev verilmiyor. Tüm kent ekosistemi sürece dahil ediliyor” şeklinde konuştu. Üç aşamada yürütüldü Projenin çıktılarını paylaşan Dr. Çağlar Tükel ise “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi” projesinin üç aşamada tamamlandığını anlattı. İlk aşamada İzmir genelindeki iklim tehlikeleri ve risklerin değerlendirildiğini belirten Tükel, ikinci aşamada çalışmaların Konak ilçesi ölçeğine indirildiğini, üçüncü aşamada ise belirlenen risklere karşı geliştirilebilecek uyum ve adaptasyon eylemlerinin ele alındığını söyledi. İzmir genelinde sıcak hava dalgaları, tarımsal kuraklık, taşkınlar, deniz seviyesindeki yükselme ve orman yangınlarının incelendiğini belirten Tükel, Konak ilçesinde ise sıcak hava dalgaları, taşkınlar ve deniz seviyesindeki yükselmenin öncelikli risk alanları olarak değerlendirildiğini kaydetti. Çalışmalarda geçmiş yıllara göre çok daha kapsamlı veri setleri kullanıldığını ifade eden Tükel, İzmir genelinde ve Konak ilçesinde detaylı mekânsal risk analizleri gerçekleştirildiğini söyledi. Tükel, elde edilen verilerin gelecekte yapılacak yatırımların ve uyum çalışmalarının önceliklendirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti. Sıcaklıklar 5 derece kadar artabilir İklim tehlikeleri ve ilişkili risklere ilişkin sunum yapan Dr. Çağrı Hasan Karaman ise küresel iklim modelleri kullanılarak İzmir’in gelecekte karşılaşabileceği iklim risklerinin analiz edildiğini söyledi. Karaman, iyimser senaryolarda sıcaklıkların 2 ila 3 derece, kötümser senaryolarda ise 4 ila 5 derece artabileceğini belirterek küresel iklim krizinin etkilerinin artık günlük yaşamda hissedildiğini ifade etti. Toplam yağış miktarının azalacağını ancak yağışların daha kısa sürede ve daha şiddetli gerçekleşeceğini belirten Karaman, İzmir’in gelecekte daha kurak bir iklime sahip olacağını ancak aşırı yağışların daha sık görüleceğini söyledi. İklim değişikliğinin en önemli etkilerinden birinin de sıcak hava dalgaları olduğunu belirten Karaman, gündüz ve gece sıcaklıklarının birlikte değerlendirildiği analizlerde dikkat çekici sonuçlar elde edildiğini söyledi. İklim modellerine göre gelecekte sıcak hava dalgalarının süresinin 20 ila 60 gün arasında değişebileceğini belirten Karaman, bazı senaryolarda bu sürenin yaklaşık 90 güne kadar çıkabileceğini ifade etti. Uzun süreli sıcak hava dalgalarının özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan bireyler üzerinde ciddi sağlık riskleri yaratabileceğini de vurguladı. Deniz seviyesi 1,7 metreye kadar yükselebilir Proje kapsamında deniz seviyesi yükselmesi ve kıyı taşkınlarına ilişkin analizlerin de gerçekleştirildiğini belirten Karaman, İzmir Körfezi’ndeki mareograf istasyonlarından elde edilen yaklaşık 25 yıllık verilerin kullanıldığını söyledi. Yapılan analizlere göre geçmiş veriler dikkate alındığında 100 yıllık tekrarlama periyoduna sahip aşırı bir olayda deniz kabarmasının yaklaşık 70 santimetreye ulaşabileceğini ifade eden Karaman, iklim değişikliğinin etkisiyle buna deniz seviyesi yükselmesinin de ekleneceğini belirtti. İyimser senaryolarda deniz seviyesinin yaklaşık 60 santimetre, kötümser senaryolarda ise yaklaşık 80 santimetre yükselebileceğini kaydeden Karaman, deniz kabarması ve deniz seviyesi yükselmesinin birlikte değerlendirildiği en kötü senaryoda yüzyılın sonuna doğru su seviyesinin yaklaşık 1,7 metreye ulaşabileceğini söyledi. İklim risklerine karşı uyum politikaları tartışıldı Konferansın ikinci bölümünde ise iklim değişikliğinin farklı boyutları uzmanlar tarafından ele alındı. Doç. Dr. Meltem Şenol Balaban afet risk yönetimi perspektifinden iklim risklerinin analiz edilmesi ve uyum eylemlerini değerlendirirken, Doç. Dr. Selda Tuncer iklim krizinin sosyoekonomik etkilerine dikkat çekti. Dr. Banu Gökmen kültürel miras alanlarının iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Prof. Dr. Osman Balaban ise İklim Kanunu sonrasında Türkiye’de yerel iklim eylemlerinin öneminin daha da artacağını vurguladı.

İzmir, Ahmet Piriştina’yı 22. Yılında Andı Haber

İzmir, Ahmet Piriştina’yı 22. Yılında Andı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir'in efsane başkanlarından merhum Ahmet Piriştina'nın vefatının 22’nci yılı nedeniyle kabri başında düzenlenen anma törenine katıldı. Başkan Tugay, “Piriştina’nın hayal ettiği İzmir’i ortaya çıkarmak için, İzmir’in hak ettiği değeri bulması için bütün gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. 2004 yılında henüz 52 yaşındayken hayata veda eden Ahmet Piriştina, 22’nci ölüm yıl dönümünde kabri başında anıldı. Aşağı Narlıdere Mezarlığı'ndaki anma törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ahmet Piriştina'nın kızı Zeynep Piriştina, oğlu Buca Belediyesi eski Başkanı Levent Piriştina ve kızları, Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, eski CHP’li belediye başkanları ile yurttaşlar katıldı. “Saygı ve sevgide azalma olmadı” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, merhum Ahmet Piriştina ile eşi merhum Mine Piriştina'yı anarak sözlerine başladı. Piriştina ailesine başsağlığı dileklerini ileten Başkan Tugay, “Ahmet Piriştina'yı 22 yıl önce kaybettik. 22 yıl geçmesine rağmen ona duyulan saygı ve sevgide hiçbir azalma olmadı. İnsanlar hala ona minnet duyuyor, saygı ile anıyor” dedi. “Ömrü boyunca İzmir için çalıştı” Ahmet Piriştina'nın ömrü boyunca İzmir için çalıştığını ve pek çok farklı görev üstlendiğini anımsatan Başkan Dr. Cemil Tugay, “Hepimiz iyi biliyoruz ki İzmir'e aşık, İzmir'e çok değer veren büyüğümüzdü. İzmir'e dair hayallerini gerçekleştirmek için yoğun şekilde çalıştı” diye konuştu. Ahmet Piriştina'nın görev süresi boyunca İzmir'in çehresini değiştirdiğini vurgulayan Tugay, “İzmir'in altyapısı ve ulaşımı ile ilgili pek çok sorunu çözdü. En önemlisi de katılımcı bir anlayışla, İzmir'de her kesimden insanın görüşlerini alarak İzmir'i yönetti. Bunların hepsi, örnek alacağımız çalışmalar” dedi. “Emanetinin farkındayız” Piriştina’nın hayallerini kendi döneminde tamamlayamadığını ifade eden Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün Ahmet Piriştina’nın adı kentin pek çok noktasında yaşıyor. Ahmet Piriştina’nın hayallerini gerçekleştirmek için hepimize görev düşüyor. Keşke bu kadar erken kaybetmeseydik. Işıklar içinde uyusun. Emanetinin farkında olan, İzmir’e dair hayallerinin ne kadar değerli olduğunun bilincinde olan insanlar buradalar. Bu vesile ile söz veriyorum. Onun hayal ettiği İzmir’i ortaya çıkarmak için, İzmir’in hak ettiği değeri bulması için bütün gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. “İyi ki büyük bir aileyiz” Ahmet Piriştina’nın oğlu Levent Piriştina, 22 yıldır aynı hüznü taşıdıklarını söyledi. Piriştina, “Sizleri burada görmek, acımızı bir nebze olsun dindiriyor. İyi ki böyle büyük bir aileye sahibiyiz. İyi ki varsınız, hepinize sonsuz teşekkürler” dedi. Konuşmaların ardından Ahmet Piriştina’nın mezarına karanfil bırakıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.