Hava Durumu

#Babalar Günü

Smyrna Postası - Türkiye’nin Yeni Nesil Haber Sitesi - Babalar Günü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Babalar Günü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ateşe karşı omuz omuza Haber

Ateşe karşı omuz omuza

İzmir İtfaiyesi’nde 33 yıldır görev yapan Haki Arduç’un meslek sevgisi oğluna da miras kaldı. Çocukluğunda kahramanı olarak gördüğü babasının görev hikayelerini dinleyerek büyüyen Erdal Arduç, 2012’de girdiği sınavları kazandıktan sonra itfaiye memuru oldu. Babalar Günü’nde aynı teşkilatta, aynı üniformanın içinde görev yapan baba-oğul, fedakarlığın, dayanışmanın ve meslek aşkının kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını anlatıyor. Kimi meslekler vardır; babadan oğula yalnızca bir iş olarak değil, bir yaşam biçimi olarak aktarılır. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan 64 yaşındaki Haki Arduç ile 36 yaşındaki oğlu Erdal Arduç’un hikayesi de bunun en güzel örneklerinden biri. Biri 33 yıldır insanların yardımına koşan deneyimli bir itfaiye şoförü, diğeri ise çocukluk yıllarından bu yana hayranlıkla izlediği babasının izinden giden bir itfaiyeci. Baba ve oğul bugün aynı teşkilatta, aynı üniformanın içinde, aynı tehlikelere karşı omuz omuza mücadele veriyor. İtfaiyeciliği seçmesinde en büyük etken babası Erdal Arduç için itfaiyecilik yalnızca bir meslek değil, çocukluğundan beri hayatının bir parçası. Babasının görevden dönüşlerinde anlattığı olayları ve insan hayatına dokunan kurtarma hikâyelerini dinleyerek büyüyen Arduç, bu mesleğe duyduğu ilgiyi yıllar içinde bir kariyere dönüştürdü. Girdiği sınavları başarıyla tamamladıktan sonra 2012 yılında itfaiye eri olarak göreve başlayan Arduç, bugün Merkez Yenişehir İtfaiye Grubu’nda itfaiye çavuşu ve amir yardımcısı olarak görev yapıyor. Evli ve Toprak adında 10 yaşında bir oğlu bulunan Arduç, itfaiyeciliği seçmesinde en büyük etkenin babası olduğunu söyledi. “En büyük motivasyonum babam kadar başarılı olabilmek” Babası Haki Arduç’u çocukluğundan beri görev başında izlediğini belirten Erdal Arduç, “Babam görevine ömrünü adamış bir insan. İşini büyük bir sevgi ve özveriyle yapıyor. Onu örnek alarak ben de mesleğimi aynı tutkuyla sürdürüyorum. Çocukluğumdan beri görevini nasıl yerine getirdiğini gözlemleme fırsatı buldum. Görevine gösterdiği özen ve disiplin benim için her zaman örnek oldu. En büyük motivasyonum da en az onun kadar başarılı bir itfaiyeci olabilmek” dedi. Babasıyla aynı teşkilatta görev yapmanın kendisi için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Arduç, “Babamla birlikte aynı üniformayı taşımaktan gurur duyuyorum. Baba-oğul olsak da görev sırasında tamamen profesyoneliz. Yangınlarda, kurtarma operasyonlarında ve afetlerde birbirimize destek oluyor, işimizi en iyi şekilde yapmak için birlikte mücadele ediyoruz” diye konuştu. İtfaiyeciliğin zor ve riskli bir meslek olduğunun altını çizen Arduç, “Bu işe başlarken bunların hepsini biliyordum. Çünkü babamın mesleğini yıllarca gözlemledim. İşimi seviyorum. İşimi sevebilmemin en büyük nedenlerinden biri de babamın 30 yılı aşkın süredir bu görevi başarıyla sürdürüyor olması Çocuğumun da ileride itfaiyeci olmasını isterim. Eğer bu mesleği seçer ve en iyi şekilde yaparsa ben de babamın benimle gurur duyduğu gibi onunla gurur duyarım” dedi. Yangınlarla mücadele için yurttaşlara çağrı Son yıllarda yangınların sayısında ve şiddetinde artış yaşandığına dikkat çeken Arduç, vatandaşlara da çağrıda bulundu. Arduç, “Özellikle orman yangınlarının sayısı arttı. Babamla birlikte birçok büyük yangında görev yaptık. Yurttaşlarımızdan yangınlara neden olabilecek davranışlardan kaçınmalarını istiyoruz. Sigara izmaritlerinin ve yangına sebep olabilecek atıkların doğaya atılmaması gerekiyor” diye konuştu. “Oğlumu ateşin içine göndermek kolay değil” 33 yıldır İzmir İtfaiyesi’nde şoför olarak görev yapan 64 yaşındaki Haki Arduç ise oğluyla aynı safta mücadele etmenin kendisi için tarifsiz bir duygu olduğunu söyledi. “Oğlumla birlikte görev yapmak gurur verici” diyen Arduç, “İşimi severek yapıyorum. Çocuklarım küçükken itfaiyeye gelir gider, yaşadığımız olayları anlatırdım. Onlar da büyük bir ilgiyle dinlerdi. Oğlumun bu mesleği seçmesinde bunların etkisi oldu. Birlikte birçok olaya gittik. Gerçekten gurur duyulacak bir meslek yapıyoruz. İnsanların canını ve malını kurtarmaya çalışıyoruz” dedi. “Oğlumla gurur duyuyorum” Yangınlarda insanların en zor anlarında görev yaptıklarını belirten Arduç, “İnsanlar canlarını kurtarmaya çalışırken biz onların geride bıraktıklarını kurtarmak için ateşin içine giriyoruz. Bu meslek gönülden ve büyük özveriyle yapılabilecek bir meslek” ifadelerini kullandı. Görev sırasında profesyonel davransa da bir baba olarak zaman zaman endişelendiğini anlatan Arduç, “Her ne kadar sahada profesyonel olsak da kendi canımdan birini ateşin içine göndermek kolay değil. O anlarda ‘Acaba oğlumun başına bir şey gelir mi?’ diye düşünmeden edemiyorum. Ama yaptığı işten dolayı onunla gurur duyuyorum. Bu mesleği seçmesindeki en büyük etken babası, atası. Hiçbir zaman oğlumun bu işi seçmesine karşı çıkmadım. Yardımseverlik güzel bir duygu” dedi. Unutamadığı kurtarma operasyonu Meslek hayatı boyunca sayısız olaya müdahale eden Haki Arduç’un hafızasına kazınan olaylardan biri ise araç yangını oldu. Arduç, “Bir araç yangınına gittik. Anne ve baba dışarıdaydı ancak çocukların araç içinde kaldığını söylediler. Hemen müdahale ederek çocukları kurtardık. Yangın anında insanlar panikle en değerli varlıklarını bile unutabiliyor. Biz de böyle anlarda insanların canını kurtarmak için mücadele veriyoruz” diye konuştu. Babalar Günü dolayısıyla tüm babalara seslenen Arduç, “Bu teşkilatta çalıştığım için onur duyuyorum. Herkesin Babalar Günü’nü kutluyorum. Evlatlarıyla birlikte sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür geçirmelerini diliyorum” dedi.

“Çocuklarımızın geleceği için gece gündüz görevdeyiz” Haber

“Çocuklarımızın geleceği için gece gündüz görevdeyiz”

Babalar Günü öncesi konuşan İZSU çalışanları Erdal Kazık ve Mustafa İnkaya, kent altyapısını ayakta tutmak için ailelerinden uzakta geçen mesailerini anlattı. “Yaptığımız her iş çocuklarımızın geleceğine katkı” diyen babalar, en büyük mutluluğu evlatlarının gururunda buluyor. İzmir’de milyonlarca insan günlük yaşamına devam ederken, kentin altyapısının kesintisiz işlemesi için görünmeyen bir emek gece gündüz sürüyor. Patlayan su hatlarında, sel ve yangın bölgelerinde, deprem sonrası yürütülen çalışmalarda ya da gece yarısı gelen acil ihbarlarda görev başına koşan İZSU çalışanları, yalnızca kente değil, ailelerine ve çocuklarının geleceğine de emek veriyor. Babalar Günü öncesinde konuşan İZSU çalışanları Erdal Kazık ve Mustafa İnkaya, yıllardır sürdürdükleri görevlerin ardındaki fedakarlığı anlattı. Çocuklarının büyümesine mesai aralarında tanıklık etti İZSU Araç Bakım Şubesi’nde görev yapan 54 yaşındaki Erdal Kazık, 19 yıldır kurum bünyesinde çalışıyor. İkiz kızları ve bir oğlu bulunan Kazık, kamu hizmetinde çalışmanın çoğu zaman saat kavramını ortadan kaldırdığını söyledi. Acil arızalar ve zorunlu müdahaleler nedeniyle zaman zaman ailesine ayıracağı vakti görevine vermek zorunda kaldığını anlatan Kazık, “Mesaimiz çoğu zaman saatle sınırlı kalmıyor. Arızaya ve acil durumlara göre gece gündüz görev başında oluyoruz. Bazen çocuklarımızla geçirmek istediğimiz zamanı işimize ayırmak zorunda kalıyoruz. Ancak yaptığımız her işin onların geleceğine katkı sunduğunu biliyoruz” dedi. Araç tamirciliğinin büyük dikkat ve sorumluluk gerektirdiğini belirten Kazık, yıllar içinde yalnızca kendi çocuklarına değil, genç çalışma arkadaşlarına da yol göstermeye çalıştığını söyledi. Deprem bölgesinde geçen günler İZSU Araç Sevk Amiri Mustafa İnkaya ise 22 yıllık çalışma hayatı boyunca operatörlükten ağır vasıta şoförlüğüne kadar birçok görev üstlendi. Bugün onlarca personelin koordinasyonundan sorumlu olan İnkaya, özellikle afet dönemlerinde görevlerinin daha da ağırlaştığını anlattı. Hatay depreminde günlerce görev yaptığını belirten İnkaya, o günleri şu sözlerle anlattı: “11 gün deprem bölgesinde kaldım. Sonrasında da birçok kez gidip geldim. Çocuklarımızla yiyeceğimiz bir akşam yemeği bile çok kıymetli. Ama görev bizi bazen kilometrelerce uzağa götürüyor. Bizim işimizde mesainin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği belli olmuyor. Kamu hizmeti anlayışıyla görevimizi yerine getirmek zorundayız.” İnkaya, deprem bölgesinden döndüklerinde çocuklarıyla aralarındaki bağın daha da güçlendiğini belirterek, “Çocuklarımız yaptığımız görevlerden dolayı bizimle gurur duyuyor. Bu da bütün yorgunluğumuzu unutturuyor” diye konuştu. “Meslek zorlamayla olmaz” Çocuklarının zaman zaman iş yerlerine geldiğini ve yaptıkları işi merakla izlediğini anlatan iki baba da gençlerin mutlaka bir meslek sahibi olması gerektiğini vurguladı. Oğlunun zaman zaman kendisi gibi tamirci olmak istediğini söyleyen Erdal Kazık, “Meslek zorlamayla olmaz. İnsan yaptığı işi severek yapmalı ama mutlaka bir meslek sahibi olmalı” dedi. İnkaya ise toplumun her meslek grubuna ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Herkes doktor ya da mühendis olamaz. Bu işleri de yapacak insanlara ihtiyaç var. Önemli olan işini severek yapmak ve topluma faydalı olmak” ifadelerini kullandı. En büyük mirasları çocuklarına bıraktıkları değerler Babalar Günü dolayısıyla çocuklarına vermek istedikleri mesajı da paylaşan iki çalışan, evlatlarına bırakacakları en değerli mirasın dürüstlük, çalışkanlık ve sorumluluk duygusu olduğunu söyledi. Kazık, “Çocuklarımın beni örnek almasını isterim. Çalışmanın ve emek vermenin değerini bilmelerini istiyorum” derken, İnkaya ise “Çocuklarıma her zaman doğruluğu, dürüstlüğü ve insanlara faydalı birey olmayı öğütlüyorum. Vatana ve millete faydalı insanlar olmalarını istiyorum” dedi. Kentin yaşamının kesintisiz sürmesi için yıllardır görev yapan iki baba için Babalar Günü’nün anlamı; çocuklarına daha iyi bir gelecek bırakabilmek ve günün sonunda onların gözlerindeki gururu görebilmek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.